• https://www.facebook.com/nedim.taktak
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/nedimtaktak
Sosyal Medyada Nedim TAKTAK

















İç pazara da satılan ürün, ilçe ekonomisine yılda yaklaşık 25 milyon TL katkı sağlıyor.

Kendine has lezzeti ve aromasıyla öne çıkan Simav kestanesine, Simav Kaymakamlığı ve Simav Ziraat Odası'nın 2 yıl önce yaptığı başvuru sonrası, Türk Patent Enstitüsü'nce coğrafi işaret belgesi verildi. 1250 rakımlı Simav Dağı'nın kuzey yamaçlarında yer alan 11 köyde yetişen ürün, yaklaşık 2 bin 500 çiftçinin en önemli geçim kaynaklarının başında yer alıyor. Her yıl kasım ayı başlarında hasadı yapılan, köylülerin 'kara elmas' olarak adlandırdığı kestane, kendine has rengi, aroması, iriliği ve dayanıklılığı gibi üstün özellikleri sayesinde İngiltere, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Simav'da yılda ortalama 2 bin ton civarında kestane üretimi yapılıyor. Ege'nin önemli kestane üretim merkezleri arasında, 151 bin 400'ü bulan ağaç varlığı ile önemli bir yer tutan Simav'da, meyve verir durumda ise 88 bin 800 ağaç bulunuyor.

ÇOĞU TOPTAN FİYATINA AVRUPA'YA SATILIYOR

Simav Kaymakamı Türker Çağatay Halim, Simav kestanesinin yıllık 2 bin ton civarında yapılan üretiminden ilçe ekonomisine 25 milyon TL katkı sağlandığını belirtti. Coğrafi işaretin ürüne değer kattığını vurgulayan Kaymakam Halim, "Simav kestanesi onaylı ve coğrafi işaretli ürün oldu. Simav adı ile ülke genelinde bilinir hale geldi. İlçemiz adına, hayal ve hedeflerimizin birini daha gerçekleştirmiş olduk" dedi.

Simav Ziraat Odası Başkanı Kadir Bütüner ise, "Kestane ilk piyasaya çıktığında, üreticiler kilosunu 15 liradan satmaya başladı. Daha sonra kestanenin kilosu 20 liraya kadar çıktı. Simav'da üretilen yıllık 2 bin ton civarındaki kestanenin yaklaşık 1500 tonu, kilosu 12-13 lira gibi bir fiyattan toptancı firmalar aracılığıyla alınıp, Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. 500 ton civarındaki ürün ise iç piyasada tüketiliyor" dedi.

ÜRETİM AZALIYOR

Üreticilerden Muzaffer Karamıkoğlu (64), "Simav, kestanesi ile meşhurdur. Simav kestanesi, başka kestanelere benzemez. Farklı bir lezzeti ve aroması vardır. Bu yüzden de tüketiciler tarafından tercih edilir. Ancak kestane üretimi giderek azalıyor. Ben bunu Simav Gölü'nün 1960'lı yıllarda kurutulmasına bağlıyorum. Göl kurutulduğu için dağlarda nem oranı azaldı. Kestanelerde verim düştü" dedi.

Simavlı üreticilerden Emine Sevgi (36) da, "Kestane üretimi giderek düşüyor. Geçen yıl, şimdikinden daha fazla kestane toplamıştık. Rekolte giderek azalıyor. Ne yapalım. Buna da şükür. Bizim için çok büyük bir gelir kaynağı" diye konuştu.

 DHA 



54 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın