• https://www.facebook.com/nedim.taktak
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/nedimtaktak
Sosyal Medyada Nedim TAKTAK

















Hangi Değerlere Sahip Çocuk Yetiştirmeli

Çocuğunuzun hangi değerlere sahip olarak yetişmesini istiyor ve bunun için ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz? Yetişkin olacağı zamana kadar onda olgunlaşması gereken karakter değerleri için nasıl bir yol haritanız var?
              Amacınız onun iyi bir üniversite bitirip, bol para kazanacak, hatta sizi de ileride rahat ettirecek bir meslek sahibi olmasını mı sağlamak? Belki şirketinizin başına geçmesi, ya da ismi, namı duyulmuş bir insan olmasına zemin hazırlamak mı? Yoksa öncelikli hedefiniz, onun; yardımsever, fedakâr, sevgi-saygı ile yoğrulmuş, vatan sevgisi ile dopdolu, asla yalan söylemeyen dosdoğru, yeterince kendine güvenen, sabırlı bir insan olması mı?
              Her anne baba, biricik evladının insani değerlere sahip olmasını ister. Peki;
  • Barışçıl ve sevgi dolu olmasını isterken, çocuğunuz televizyonda şiddet içerikli film ve dizileri izlerken nasıl olacak?
  • Yaşı ile çelişen aşırılıklara girmesin, terbiyeli olsun isterken, parmaklarının ucuna kontrolsüz, sınırsız bir internet dünyası verirken nasıl olacak?
  • Vaktini değerli geçirmesini, zayi etmemesini isterken, anne babaların akşamları evde vaktini çok değerli geçirmemesine rağmen nasıl olacak?
  • Kitap okumayı sevsin derken,anne babalar olarak aylarca elimize kitap almadan, çocuğumuz, okumayan arkadaşlarla arkadaşlık yaparken nasıl olacak?
  • Paylaşmayı bilsin,demokrat olsun isterken,evde bu ortamı oluşturmadan,küçük bile olsalar onları ailede alınan kararlara ortak etmeden,onların fikirlerini almadan nasıl olacak?
  • Sabırlı olsun isterken,O’nun ufak tefek yaramazlıklarına,ağlamalarına sabır gösteremeden nasıl olacak?
  • Yardımsever olsun isterken,aynı binada oturduğumuz komşularımızın,yaşlı site ya da mahalle sakinlerimizin yardımına koşmazken,onların hal  hatırlarını sormazken nasıl olacak ki?
EĞİTİM NEREDE BAŞLAR?
               Bu soruları daha çok artırabilir,cevabı bizi mahcup edecek satırları sıralayabiliriz.Karakter-değerler eğitimi ailede başlar,her kazanılması istenen değerde “en önde ve en sağlam model;anne babadır”. Öyleyse anne babalar;hangi değerlerin çocuklarında yeşermesini,olgunlaşmasını istiyorlarsa o değeri önce bizzat kendileri yaşayacak ve aile ortamında yaşatacaklar.Konuşmayacak, yapacaklar. Eskilerin deyişi ile,”hal insanı olacaklar,kal insanı değil”…
               EĞİTİMCİ ARKADAŞLARA!
               Karakter eğitiminde aileden başka eğitimcilere de büyük görev düşüyor.Okulun,yaşam mekanı ve çok zaman geçirilen yer olduğu düşünülerek,bire birde ve arkadaşlar grupları arasında sorumluluklar verilmeli,takibi yapılmalı.Eksik olduğu yerlerde de,onarıcı,incitmeyici bir yaklaşım ile desteklenmeli.Bu yaklaşım,onun bu değeri içselleştirmesini sağlayacak aynı zamanda özgüvenini  de geliştirecektir.
 
SORUMLULUK
                 Sorumluluk;bireyin kişiliğini tamamlayıp,kendine,ailesine ve topluma karşı görevlerinin bilincine ulaşması ve gereğini yapmasıdır.Eğitimin de önceliklerindendir.Sorumluluk bilincinin oluşması;küçük yaşlardan itibaren ihmal edilmemesi gereken duygusal gelişim ve ergenlik dönemine kadar devam eden zihinsel gelişim ile  yakından ilgilidir.Sorumluluğun çocuğun karakterinde yerleşebilmesi için ;soru sorma,akıl yürütme,işi sahiplenme,girişkenlik  ve çok yönlü çözümler geliştirebilme(yaratıcılık) yetenekleri desteklenmelidir.
 
TAKİP EDİN AMA O’NA GÜVENİN
  • O daha çocuk,kendisi yapamaz ki!
  • Daha dün çalışmıştık noktalama işaretlerine,yine mi kaçırdın o soruyu!
  • Çocuğumun çantasını hazırlarken,matematik defterini koymayı unutmuşum!
  • Vay be!O kadar da özenerek yapmıştım bu ödevi,öğretmeni çok düşük not vermiş!
Bu cümleler, çocuklarına güvenmeyen, onların yapamayacağına gönülden inanan(!),koruyucu-kollayıcı tutum sergileyen anne babalara aittir. Küçük yaşlardan itibaren yapmalarına, gitmelerine, giymelerine izin verilmeyen çocuklar, toplumda ezik kalır ve özgüvenleri de gelişemez. Hatta bu, ileriki yaşlara kadar gider, örneğin askere giden bir erkek çocuk, annesizlikten perişan olur ve krize girer.14-15'li yaşlarda markete gidemez, bankaya para yatıramaz, taşıta binemez, sosyal fobik olur çıkar!
Sorumluluk eğitimi, anne babanın eğitmenliğinde ve öncülüğünde,çocuğumuz hayatını kendisi idame ettirinceye kadar devam eder.
ANNE BABA NE YAPMALI?
Anne babalar çocuklarının yaşlarına göre,fiziksel özelliklerine de dikkat ederek onlara sorumluluk vermelidir.Bu sorumluluğu da,özellikle kendi hayatları ile ilgili olarak belli sınırlar dahilinde tanımlamalıdır.Örneğin,odasını toplamadı ise,”senin odan,sen toplayacaksın” denmelidir. Yapamadıklarında,başaramadıklarında,hayati zarar olmayacaksa, sonuca müdahale edilmemeli,kendisinin katlanmasına olanak sağlanmalıdır.Aksi halde hayat boyu başaramayan, başarma endişesi yaşayan,pısırık bir kişi olacaktır.
*Ödevini yapmayan çocuk ertesi gün uyarıyı ya da zayıf notu görmeli,
*Defterini evde unutan çocuk ertesi gün sonucuna katlanmalı,
*Evdeki dağınıklığını toplamayan çocuğunuz bunun cezasını çekmeli,
*Okulda disiplinsizlik yapan çocuğunuz, tarafınızdan korunmamalı, destek görmemeli! Problemini   
kendin çözebilirsin denmeli.
SORUMLULUK GELİŞİM VE BECERİ SAĞLAR
Çocukluk, önergenlik ve ergenlik döneminde olan tüm bireyler, ancak onlara verilen sorumluluklar ile yetişir, gelişir. Bu noktada büyük görev, model olma noktasında anne baba ve öğretmenine düşer. Çok sık kullanılan ‘’ama yapamaz ki?’’ şüphe ve evhamlarına cevaben diyorum ki: ’neden yapamasın?’’ ya da ‘’yapa mayınca ne olur ki bırakın yapamasın’’…Küçük çocuğunuz ağlar mı? Bırakın ağlasın, ’lütfen odanın dışında ağla ki bizi rahatsız etme’’ deyin…
ÇOCUKLAR;‘’HAYIR’’ DİYEBİLMEK, ERDEMDİR
Bir başka açıdan bakıldığında sorumluluk, öncelikleri belirleyip, her şeye evet dememektir. O akşam ders çalışma planı yapıldı ise; gelen bir telefon ile arkadaşlarla dışarıya çıkma teklifine hayır diyebilmektir. O gün hastalandığını öğrendiğimiz bir arkadaşımıza,her şeyi geri plana iterek,ziyarete gidebilmektir.Yaz tatilini verimli geçirme adına,her gün eğlenme,gezme tekliflerine hayır diyebilmektir.
Bünyamin Şahin