• https://www.facebook.com/nedim.taktak
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/nedimtaktak
Sosyal Medyada Nedim TAKTAK

















Yaşamaya Dair

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,Ölmekten korktuğun halde ölümeinanmadığıiçin,Yaşamak yanı ağır bastığından.
 
Hep çok ciddiye aldım yaşamı, Mühendistim, meslek edindim tarımı. Hayata atıldım, daha genç yaşımda, ilk işim, zeytin dikmekti ÇeşmeYarımadası'nda. Deliceyle
doluydu Urla’nın Teke dağları, yüzümü karatmıştı Menteşe’nin deli rüzgârı.Meltemi serinletir bilirdim, meğer yakarmış, zeytin dediğin dağlarda özgür yaşarmış.

Söktürüp deliceyi yüklerdik tülüdevelere,taşırdık, dağ tepe indirip, ovadaki
köylere. Yörük olmayan bu deveyi güdemezdi, deliceyi, havut keçesineyükleyemezdi. Zeytin kökü dayanamaz hiç soğuğa, gömerdik onun için sıcacık toprağa. Binlerce deliceyi diktik düzlüğe, Menteşe, Karaburun ve Özbeğe.

Göstermek isterdim gelecek kuşaklara, kalacağını bilirdim, nice uzun yıllara. Aradan geçti yıllar, uzunca bir zaman, aklımdan çıkmadı o fidanlar hiçbir an. Tekrar yolum düştü bir gün Ege’ye, merak ettim zeytinler ne oldu diye? Aradım bir bir dikili zeytinlikleri, gördüm, çiftlik denen yazlık evleri.

Ölmez ağaçların yerinde yeller esiyordu. Şiş göbekli, kalın enseli keller oturuyordu. Üzüldüm, kahroldum bu ne kötü kader, olmuştu onca sevgi, ümit ve emek heder.

Onca yıl geçti aradan, şimdi yaşımtam yetmişti, İstanbul’daki evimin önünde birzeytin bitmişti. Korudum onu yıllar boyu, hep meyvesini verdi, Şimdi de evin ömrü doldu, yıkımzamanı geldi.
Ancak söz verdim şimdi kendi kendime, köşeye yeniden bir zeytin dikeceğim
diye. Ölümden filan korktuğum için değil, zeytin yaşamın tacıdır, önünde eğil.

Vural 
Yiğit