• https://www.facebook.com/nedim.taktak
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/nedimtaktak
Sosyal Medyada Nedim TAKTAK

















Nerede O Bayramlar

  Eskiden büyüklerin eli gerçekten öpülürdü, şimdi sadece çeneye konuyor sonra alına gidiyor.

*  Eskiden ne kadar misafir gelirse o kadar yüzler güler ikramlar yapılırdı. Şimdi maazallah biri gelecek nereye gitsem diye günler öncesinden planlar yapılır oldu. ( Tatile gidilmeyecekse de, şuradayım buradayım, yazlıktayım diye sosyal medyadan anında yer bildirimi yapılıyor.)

*  Eskiden bayrama bir hafta kala adeta temizlik haftasıydı. Bu arada baklavalar börekler tepsi tepsi elle açılır hazırlanırdı. Şimdi benzerleri yapılsa da tamamı hazır ya da malzeme hazır alınır.

*  Eskiden çocuklar bayramlıklarını bir gün önceden yatağın altına koyarlardı. Şimdiki çocuklara bunu anlatmak çok zor.

*  Eskiden eşe dosta bir hafta önceden tebrik kartları gönderilirdi. Şimdi sağolsun (!) sosyal medya, tek ve genel bir bayram mesajı ile, bu işi hallediyor. Birde resimliyse tamamdır.

*  Kesinlikle çok erken kalkılır sabah namazına giden  beklenir. Gelince büyükten küçüğe sıraya dizilinir, el öpülür ve sofraya oturulurdu.

*  Eskiden kapı çalınınca, şeker toplamaya gelen çocuklar dahi olsa, koşarak heyecanla kapı açılırdı, şimdi gözden bakıp ona göre açılır. Hatta ses çıkarmadan evde yok mesajı bile verilebilir.

*  Eskiden mahallenin çocukları erkenden kapı kapı dolaşırdı. Şimdi, özellikle şehirlerde öyle bir şey pek kalmadı.( Olsa, çocuğun bir daha geri gelmeme ihtimali var.)

*  Eskiden ilk önce aile büyükleri ziyaret edilir sonra sırayla akşama kadar gerekirse bayram ziyaretlerine devam edilirdi. Şimdi telefon açılıyor ya da mesaj atılıyor. Akıllı telefonlarda her türlü görsel mevcut; kalp, gülücük, alkış.. ne ararsan?

*  Eskiden, ailenin en büyüğünün yaşadığı evde, bayram sabahı oturulup misafir beklenirdi. Önce, büyük olan eve gidilmesi şarttı.

*  Eskiden bayramlar iple çekilirdi. Çünkü gurbette olanlar gelir hasret giderilirdi. Şimdi herkes tatile gidiyor.

*  Eskiden çocuklar harçlık alırsa minnettar kalır adeta mahcup olurlardı. Şimdiki çocuklar harçlık tutarını beğenmezse trip atar oldular.

*  Daha da eski bayramlarda, seyyar fotoğrafçı, seyyar salıncakçı, baloncu, elma şekerci, kurulan bayram yerleri falan varmış, şimdi bunlar çocuklara masal gibi geliyor. Üstelik şimdi, özellikle şehirlerde, her adımda bir dilenciye rastlamak mümkün.

*  Eskiden çocuklar şeker vs. topladıktan sonra mahallede maç ya da saklambaç, misket, çelik çomak, kovalamaca, üçtaş gibi oyunlar oynarlarmış. Şimdiki çocuklar yine bilgisayar başında akşam etmeyi tercih ediyorlar.

*  Eskiden mezarlıklara şeker, bisküvi falan konulurdu. Yatmadan önce ellere kına yakılırdı.

Sonuç olarak, eskiden bayramlar, küskün ve kırgınlar içinde bir barışma fırsatı idi. şimdi “zaten aramız iyi değil ne gidicem ziyaretine “ durumuna dönüştü.  Hatta gidilmeyen ziyaretler için, mazeretler bile değişti ve çoğaldı; hastaydım, unutmuşum, çok yorgundum, yoğun çalışıyoruz, ufak çocukla gelemedim, aradım ulaşamadım, telefonumun şarjı bitmiş…

Ayrıca günümüzde yoğun iş temposu nedeniyle de bayramlar, tatil ve dinlenme günleri olarak, anlam değiştirdi.

Medeniyetin tüm nimetlerine kucak açarken geçmişte neleri bırakıp bırakmayacağımızı, iyi düşünmeliyiz. İyi ve kaliteli bir yaşamın, iletişimden çok fazla beslendiğini unutmamamız lazım. Bayramlar gibi toplumsal değerlerin bu nimetlerinden faydalanmak ve yaşlandığımızda “nerede o eski bayramlar?” dememek dileği  ile..

                              ARZU AYTEKİN
 nedimtaktak.com,nedimtaktakkimdir.com