• https://www.facebook.com/nedim.taktak
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/nedimtaktak
Sosyal Medyada Nedim TAKTAK

















Bana Rengini Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim

Renklerle yaşarız hayatı. Duvarlarımızın, eşyalarımızın, çantamızın ya da kahve kupamızın bizi yansıtsın isteriz. O günkü ruh hâlimize göre giyiniriz fıstık yeşillerini, koyu kahveleri, vişne çürüklerini. Tatil düşlerimiz turkuaz mavisi, aşkımız pembedir. İş yerini canlı renklerle tasvir edenimiz çok azdır. Peki, başımızı çevirdiğimiz her şeyle bu kadar ilişkiliyken, acaba renkleri doğru kullanabiliyor muyuz? Doğrusuyla yanlışıyla kullandığımız renkler hayatımızı ne kadar etkiliyor?
Rengin üç boyutu: renk psikolojisi
Turuncu yürümek, yeşil bakmak, mavi uyumak, mor dans etmek, sarı ağlamak, kırmızı yemek yemek ne demek? Önce renklerin insan psikolojisi üzerinde yarattığı etkileri anlamak, bunun için de renklerin dünyasına ilk adımı atmak gerek:
“Yolda yürüyen, kıpkırmızı bir döpiyes giymiş, kırmızı ayakkabılı, kızıl saçlı, kırmızı ruj sürmüş bir bayan gördüğümüzde hepimimiz dönüp bakarız, etkileniriz. Neden etkileniriz, çünkü renk tayfında kırmızı 42 derecelik harareti ve 650 dalga boyuyla, ince uzun dalgalara sahip, çok etkileyici bir renk enerjisidir. O renk bizi sevgisel, aşksal ve cinsel boyutta çeker. O bayanın üzerindeki renkleri yeşil yapın, o da çekecektir bizi. Ama bu sefer içimizde denge, huzur, güven ve istikrar duygularını doğuracaktır. Rengin karakteristik özelliğidir bu. O kişiyi turuncu görmüşsek olumlu duygularımız öne çıkar, yapıcı ve neşeci oluruz. Sarı görmüşsek entelektüel bir benliğe kavuşuruz, iddia ve hırslarımız ortaya çıkar, çok farklı boyutlara doğru gideriz. Sarı, güneşin rengidir…”
Adliye deyince aklınıza griden başka bir renk geliyor mu? O güne kadar ciddiyeti yansıttığını sandığım gri, Metin Yahya’nın son kitabı “Renkler Geri Geliyor”da belirttiğine göre, insanı suça teşvik eden bir renkmiş. Bunun nedeni de içinde siyah içermesiymiş. Yani yıllardır “Siyaha Hayır” isimli bir kampanya yürütmesi boşuna değil.
Müzikte, sporda ve beslenmede renkler
Renkleri daha iyi tanıyabilmek ve rengin psikolojisini anlayabilmek için müzikte, beslenmede ve sporda rengin etkilerine geçiyoruz.
Müzikte her notaya bir renk karşılık geliyormuş:
Do: kırmızı
Re: turuncu
Mi: sarı
Fa: yeşil
Sol: mavi
La: eflatun, menekşe
Si: mor
Metin Bey’in dediğine göre bir renk bilimci, bir ses ve ışık mühendisinin de yardımıyla, bir besteye renk yükleyerek renkli müzikler üretebilir. Peki bunu yapmak neye yarayacak? “İnsanlar ihtiyaç duydukları duygulara göre, gidecekleri mekânlarda çalınan müziklerin renk tonlarını seçebilecekler. Örneğin, denge, huzur ve güvene ihtiyacı olan bir kişi yeşil tondan, yani fa minör ya da fa majör tonundan müzik çalınan bir yere gitmeli. Bir grup çok eğlenceli, hareketli, çılgın bir gece geçirmek istiyorsa, kırmızı müzikler çalan yerlere gitmeli”.
Beslenme ve renk ilişkisine gelince, sağlıklı beslenmenin sırrı da “renkli” beslenmede saklı. Kırmızı, sarı, turuncu renklerdeki besinler alkali ağırlıklıyken, yeşil nötr, eflatun, mor ve menekşe ise çivit asit ağırlıklı. Renk kurslarında, bu temel bilgilerle birlikte renkli beslenmenin sırlarını öğrenen ve hastalarıyla bu konuda çalışmalar yürüten birçok diyetisyen varmış.
Renkler ve anlamları
Kırmızı:  Sevgi, irade, atak kişilik, kendinden eminlik
Turuncu: Duygusallık, yapıcı ve neşeci arayış
Sarı: Entelektüel güç, yöneticilik, hırs ve iddia, zeka
Yeşil:  Denge, huzur, güven, istikrarlı kimlik
Mavi: Enginlik, derinlik, sonsuzluk, gururlu içsellik, iletişim, gizem
Çivit Mavi: İkili ilişkiler, sezgi gücü ve kavrayışta üstünlük
Eflatun: Arzuların değişimi, bilge, kutsal, ulvi kimlik
Opal: Hayatın anlamı, serbestlik, geniş gönüllülük
Lal: Acımak, özgür irade, merhameti saklamak

Metin Yahya
http://www.factmonster.com/ipka/A0769383.html